Ben kendimle bir muammayım
Kendini bir bütünün içinde hissetmek, dünyanın en kuvvetli hissi olsa gerek. Gökyüzüne baktığında “ben varım” demeli, kendi varlığını, benliğini kutlamalı, inanmalı.. Kendimizi gerçekten sevmeye ve fark etmeye zaman ayırabiliyor muyuz? Daha kendimizi tanıyamadan, sevmeden , bir başkaları tarafından, fark edilmek ve sevilmek istiyoruz. Asıl önceliğimizin temeli de buymuş gibi, “Başkaları tarafından sevilmeyi beklemek”. Kişi öncelikle kendini severse, bir başkasına önceliğini sunabilir mi ? Peki hiç soruyor muyuz ? Başkalarının “bir şeyi” olmak dışında biz neyiz? Birinin evladı, birinin dostu, birinin eşi, birinin çalışanı.. her neyse Bunlar sadece rol, gerçek “sen”nerede ? Durup düşünelim. İçimizden bir ses fısıldar. “ Ben varım ve buradayım. Sen varsın ve oradasın, içinde. Kişi önce kendiyle iç yolculuğa çıkmalı, tanımalı, sevmeli ve sonrada kabullenmeli sonra hayatını buna göre yaşamalı. Topluma, aileye ve kendine rağm...